Ana sayfa Gündem Çöküşten Peri Masalı’na.. Bülent Tuncay Galatasaray’ın şampiyonluk öyküsünü yazdı..

Çöküşten Peri Masalı’na.. Bülent Tuncay Galatasaray’ın şampiyonluk öyküsünü yazdı..

269
0
PAYLAŞ

Çöküşten zafere bir peri masalı…

Sırrı 12’nci adamda..

Türkiye’de ilklerin öncüsü, her alanda rakiplerinin bir adım önünde olan Galatasaray zorlu geçen bir sezonun ardından şampiyonluk ipini göğüsledi..

Peki bu şampiyonluk nasıl geldi?

Neler yaşandı?

Ekonomik olarak zor günler geçiren,

bir sezonda 2 başkan, 2 hoca değiştiren Galatasaray bu imkansız denileni nasıl başardı?

Türk basının önemli isimlerinden Bülent Tuncay kendine has yorumu, müthiş araştırmasıyla bu hikayeyi kaleme aldı..

İşte o müthiş öykü..

İYİ OKUMALAR..

Yazı dizisi: Çöküşten zafere bir peri masalı... Sırrı 12’nci adamda

Türk futbolunun bambaşka bir sezona tanıklık ettiği 2017-2018 sezonunda Galatasaray taraftarı farklı duyguları bir arada yaşadı. Avrupa’da Östersunds’a elenince başlayan isyan, ligle birlikte umuda dönüştü. 34 maçlık uzun maraton, 21’inci şampiyonlukla son buldu.

BÜLENT TUNCAY-YAZI DİZİSİ

Lig tarihi böyle bir yarış görmedi. Son haftaya girilirken 3 takımın şampiyon olma şansı vardı ve son 2 senenin şampiyonu, Avrupa’yı sallayan Beşiktaş bu üçlünün arasında yoktu!..

Bir sezon içinde iki kez seçim kararı alan, başkan değiştiren, üstüne teknik adam değiştiren ve en önemlisi daha bu sezon kurulan Galatasaray, nasıl oldu da Beşiktaş ve Başakşehir gibi ligin geri kalanı ile arasında mesafe koyan iki takımını, Türkiye’nin en deneyimli yönetimine sahip olan Fenerbahçe’yi geride bırakarak şampiyonluk ipini göğüsledi?

‘ASLAN PAYI’ TARAFTARIN

TFF’den mahkemelik olarak ayrılan ve yaşadığı itibar kaybı ile Galatasaray’a gelen teknik direktör Fatih Terim, önemli bir faktör olarak karşımıza çıktı. İlk kez bir takımı sezon ortasında teslim alan Terim için de farklı bir deneyimdi bu sezon. Ama şampiyonluktaki aslan payı Terim kadar, hatta daha çok taraftarındı.

Yeni kadronun uyum problemleri en çok deplasmanlarda ortaya çıkıyor (tam 7 yenilgi aldı) ciddi puan kayıpları yaşanıyordu. Fenerbahçe (0-0) dışında, Türk Telekom’a gelen her rakibini yenen Galatasaray, bir anlamda iç saha performansı ile kupaya uzandı. Ve bunda hiç şüphesiz en büyük etken, tribüne gelen inanmış taraftarıydı. 12. Adam olarak sezonun yıldızıydı…

Bu yazı dizisinde Galatasaray’ı 21. şampiyonluğa götüren zorlu yolu adım adım tekrar yürüyeceğiz. Kırılma anlarını, toparlanma süreçlerini sizlere aktaracağız.

SNEIJDER’İN GİDİŞİ CAN YAKTI

Galatasaray için sezon sıkıntılı başlamıştı. Bir önceki sezon Riekerink’in yerine getirilen genç ve ateşli teknik adam Igor Tudor, Sarı-Kırmızılı kadronun son kullanım tarihinin geçtiğini düşünüyor ve yenilik talep ediyordu. Dursun Özbek yönetimi bir karar arefesindeydi. Karabük’ten geliş şekli nedeniyle camianın içine tam sinmeyen yeni hoca yeni takım istiyordu. Diğer taraftan UEFA’ya verilen sözler vardı. Alış için satış formülü bulundu. Sneijder, Bruma, Podolski, Cavanda, Semih, Sabri ayrıldı…

Özellikle Wesley Sneijder’in gidişi, daha da önemlisi gidiş şekli taraftara büyük hayal kırıklığı yaşattı. Ayrılık öncesi 10 numaralı formasının ondan alınıp yeni transfer Belhanda’ya verilmesi bu büyük yıldıza adeta kapı gösterilmesiydi.

Köklü değişiklikler başlamıştı. Peki yerlerine kim gelecekti? Menajer Cenk Ergün yönetimindeki transfer çalışmaları sonuçlarını verdi ve iki önemli isim kadroya dahil edildi: Bafetimbi Gomis ile Maicon…

ÖSTERSUNDS FACİASI SARSTI

Avrupa Ligi nedeniyle sezonu haziran ayında açmak zorunda olan ve kadrosunu yenileme çalışmalarını tamamlamamış olan Sarı-Kırmızılılar ‘Östersunds faciası’ ile sarsıldı. İlk maçta İsveç’te 2-0 mağlup olan Galatasaray’a rövanş maçında Belhanda da (1-1) yetmedi. Tarihinde ilk kez Avrupa kupalarına katılan Östersunds, UEFA Kupası sahibi Galatasaray’ı elemişti.
Temmuzda elenen ilk Türk takımı olan Galatasaray’da stada gelen 35 bin taraftar Tudor ve Özbek’i istifaya çağırdı. Tepki öylesine büyüktü ki bir taraftar sezonun ilk resmi maçında kombine kartını yaktı.

TUDOR ‘YOK ARTIK’ DEDİRTTİ!

Östersunds maçının uzatmalarında yardımcı antrenör Ayhan Akman’ın yedek kulübesinde gülmesi tepkileri daha da arttırdı. Tudor’un sözleri ise başarıya alışık Galatasaray taraftarını kızdıracak cinstendi: “Oyuncularım iki maçta da her şeyi yaptı. Ama taraftar sonuca bakıyor…”

Avrupa’ya erken veda eden Sarı-Kırmızılılar, yaralarını yeni transferlerle sarmaya başladı. Gomis ve Belhanda’nın yeni arkadaşları Mariano, Badou Ndiaye, Fernando, Denayer oldu. Peş peşe gelen transferler bile taraftarın öfkesini dindirmeye yetmemişti. Galatasaray da transfer yapmaya doymamıştı. Sarı-Kırmızılılar 1.5 ay peşinde koştuğu Feghouli’yi de sakat olmasına rağmen renklerine kattı… 9 ülkeden 12 yabancı futbolcu alınarak yepyeni bir kadro kurulmuş oldu…

Yarın: Düş kırıklığının sonu alkış tufanı…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here