Ana sayfa Gündem “Yıldırım Demirören’den Milli Takım için teklif aldım!.”

“Yıldırım Demirören’den Milli Takım için teklif aldım!.”

96
0
PAYLAŞ

Şenol Güneş bombayı patlattı: Milli takıma…

Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş, milli takım iddiaları, Beşiktaş’ın durumu ve Fikret Orman’la olan ilişkisi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şenol Güneş, Fellaini, Tosic, Quaresma ve Cenk Tosun’la ilgili de konuştu.

Şenol Güneş bombayı patlattı: Milli takıma...

İşte Şenol Güneş’in Milliyet’e yaptığı açıklamalar: “Benim üzerimden takımı yıpratanlar var. Bu nedenle bu sezon biraz içime kapanmak istedim. Bu takımı yıpratmayı, Başkan Fikret Orman’ın konuşmaları üzerinden de yapıyorlar. Örneğin transferde yönetimle kavga etmişim gibi. Böyle bir şey olmadı ki. Elbette transferde fikir belirtmişimdir. Ama bu kavga demek mi? Mesela evdesiniz. Eşiniz diyor ki, çarşıya gidelim. Ama sen sinemaya gitmek istiyorsun. O çarşıya sen sinemaya gittin diye kavga mı etmiş oluyorsun? Diyorlar ki duyum aldım. Duyum ne demek? O zaman isim söyle. Antrenmanda hoca böyle dedi ama ben demedim. Bunları artık aşmak zorundayız.

‘HEP CAMBAZA BAK’ DİYORUZ
Çünkü uzun süreli mukavele olunca Türkiye’de sıkıntılar çıkıyor. Hep cambaza bak diyoruz. Asıl yabancı sorunundan daha çok bu tür sorunları konuşmak lazım. Mukavelenin sonunda bir yıl uzatma var. Onun uzatılma şeklinde sıkıntılar oldu ama olsun bunlar gelip geçti. Başkan ile o kadar yakınım ki hemen unutulup, gidebiliyor. İş konusunda görüş farklılıklarımız olabilir. Sözleşmeyi imzaladık fakat medyada gideceğim söylendi. Biri gidecek diyor diğeri gitmeyecek diyor, aralarında kavga ediyorlar ve olan bana oluyor.

İSTESEM MİLLİ TAKIMA İMZA ATARDIM
Ben Beşiktaş’a imza attım. Aradan bir ay geçti. Uygulanması gereken bazı prosedürlerin ihmal edilmesi nedeniyle tekrar imza atmam gerekti. Ben de o arada A Milli Takım için TFF Başkanı Yıldırım Demirören ile görüşüyordum. İstesem o zaman Milli Takım için imza atabilirdim. Ama ben öyle bir adam mıyım? Beni tanımamışlar mı? Asla bu konularda sözümden dönmem. Daha önce iki takımı birlikte çalıştırmam demiştim. Bu görüşmeyi de başkan söyledi, git görüşme yap diye. Madem bir konuyu bilmiyorlar bari sussunlar.

HERKESİN REHBERİYİM
Ben takımdaki herkese rehberlik yapıyorum. Oyunculara karakterinden hayatına kadar ne lazımsa yardımcı olmaya çalışıyorum. Quaresma ben istediğim için alınmadı. Bana sordular. ‘Oyuncu olarak alın. Ben tanımıyorum siz daha iyi tanıyorsunuz’ dedim. ‘Ama davranışlarından dolayı kadro dışı kalırsa bana neden sormayın’ dedim. Balotelli’yi sordular istemedim. Bazı transferlerde risk olabilir. Negredo’da da olabilirdi. Örneğin Robin van Persie… Oyunculuğu asla tartışılmaz. Neredeyse biz alıyorduk. Başkan’ın sonunda almaması belki en iyi işlerinden biri. Transfer işte böyle bir şey. Lens’i alırken ekonomik ve teknik durumlarına bakılır. Bunları konuşurken oyuncuya karşı olunmuş anlamı çıkmaz. Lens olsun, Negredo olsun iştahını görmeliyim. Yeteneğini biliyorum ama yetenek ve istek birleştiğinde oyuncu daha iyi oynar. Bazı oyuncular da çok oynadıkça monotonlaşabilir.

Daha önce Beşiktaş ile adım geçiyordu. Biliç’ten, Samet Aybaba döneminden önce olsun Ahmet Kavalcı zamanında olsun Tamer Kıran dönemi olsun. Şimdi buradayım. Abdülkadir Orman… Allah rahmet eylesin. Başkan’ın babası. O dönemlerden tanışırdık Fikret Orman ile. Bana ‘abi’ derdi. Ama şimdi iş yapıyoruz. O başkan, ben de hocayım. Düzeni bozmak kolay. Başkan’la sorunlarımız olmadı ama sıkıntılar oldu. Neden? Her şey daha iyi olsun diye. Tabi ki en iyi oyuncuların alınmasını isterim ama ekonomiye göre davranmak lazım. Bu tür görüşmelerden haberler çıkıyor. Ben kimseyle görüşmedim ama öyle bir çıkıyor ki gerçekten bir gazeteciyle görüştüm mü diye şüphe ediyorum kendimden! Benim en çok istediğim, futbolcuların ödemeleri zamanında olsun. Ekonomiyi en çok düşünen bizim Başkan… Sistemin oturmasını çok isterim. Ben Başkan ile ilgili olumsuz düşünmem.

ÇÜRÜK ELMALARI AYIKLARIM
Monaco maçı öncesi Caner’i ben kadroya almadım. Ama beni kimse aramadı. Çünkü tek karar verici benim! Bana kulüple ilgili bir şey sorulduğunda ‘niye bana soruyorsunuz’ derim. Caner’in hareketlerine kızıyoruz. Ama ondan hemen vazgeçemeyiz. Çağırır, konuşurum. Elmaları temiz tutmak da benim görevim. Ne yaparım gerekirse, çürük elmaları ayıklarım. Caner’i kadroya almadım, herkes yöneticilere soruyor. Bana sorun, o kararı alan benim. Ama öyle yapmıyorlar.

SORU DEĞERİNDİR
“Maç öncesi veya maç sonu yaptığımız toplantılarda soru futbola olacak bana değil. Sen, benle hesaplaşmaya geliyorsun. Biz hep kişilerle uğraşıyoruz. Halbuki önce o adamın işine bakacaksın. Soru senin değerindir. Dünya Kupası’na gidiyorum. ‘Bununla olmaz’ diyorlar. Gittim, bu kez de ‘Neden daha iyisini yapmıyorsun…’ Onu ben söyleyebilirim çünkü onun için oradayım. Dünya Kupası’nda Avrupa takımı çıkmamış, ben mi çektim fikstürü? Biz, Dünya Kupası’nda üçüncü olduk, ama Dünya üçüncüsü olmadık. Daha iyi sonuçlar aldık ama bazı ülkelerden iyi olamıyoruz. Bunu yapmamız gerek.

ELEŞTİREBİLİRİZ FAKAT SAYGISIZLIK EDEMEYİZ
Lucescu’yu tartışmaya gerek yok ancak adamı kendi kafamızda bir yere oturtmaya çalışıyoruz. Eleştirebiliriz ama saygısızlık edemeyiz. Herkes sorunları söylüyor ama kimse çözüm ortaya koymuyor. Aslında çözüm söylemek isterken yine sorun yapıyoruz. Akvaryumdaki o kirli suyun içindeyiz hepimiz. Bir kirlenmişlik var. Mesela adam bir haber yapmış, takımı dağıtmış, haber doğru ama haberi almayı gurur meselesi yapıyor. Üçümüz buradayız şu elimdeki televizyon kumandası yok. Üçümüz şüpheli miyiz? Evet. Gazeteci kaynak söylemez doğru fakat böyle bir durumda herkes şüpheli konuma düşüyor.

TAMER’İ ÇOK SEVERİM AMA…
Göztepe maçından sonra bir espri yaptım. ‘Yanıma değil, yerime biri lazım’ dedim. Ligdeki her kötü sonuçta bu yardımcı meselesi konuşulursa, benim yanımdaki yardımcılarıma ayıp edilmiş olunur. Ben Tamer’i çok severim ama benim çok uzun yıllara dayanan antrenörlük kariyerimi nasıl yok sayarlar. Bir keresinde Ali Şen söylemişti. Bir panel vardı oraya gitmiştik. O gün de Trabzonspor maçı var. Bursaspor 3-2 yenmişti. Sayın Ali Şen, ‘Gördün mü bak sana yapılan haksızlıkmış’ dedi. Ben ise ‘Başkan, Trabzonspor yenseydi bana yapılanlar haklı mı olacaktı? Bu bakışı değiştirelim o zaman daha çok futbol konuşabiliriz’ demiştim.

BENİM TEK İŞİM FUTBOL
Başarısızlıkta kim küfür, eleştiri ve hakaretlerin hedefi oluyorsa başarı da onundur. Benim dönemimde futbolculara kız verilmezdi. Ahlaksız ya da serseri denilirdi. Futbol o kalıplardan çıktı ama hâlâ futbolun içinde ahlaksızlık ve serserilik yapanlar var. Ben 50 yıldır bu işin içerisindeyim. Her zaman birinci işim futbol olmuştur. Eskiden futbolcular, antrenörler, hakemler ve medya işin içerisindeydi. Günümüzde artık yeni birimler de bu işin içine girdi. Psikologlar, halkla ilişkiler uzmanları, diyetisyenler ve mentorlar girdi.

Başkan Fikret Orman ile de konuştuk. ‘Biz, Barcelona ve Bayern Münih gibi takımları geçmeye çalışalım’ dersek yanlış olur. Biz önce kendimizi aşmalıyız. Gruptan çıkmalıyız. Trabzonspor’da son anda kaybetmiştik. Geçen sene yine son anda kaybettik. Bu sene bu fırsatı kaçırmak istemiyorum. Onun için hâlâ dikkatli yaklaşıyorum. Önce gruptan çıkmalıyız. Ondan sonra bir çizgi çizeriz. Avrupa’da oyunumuzun ne olduğunu görmeliyiz. Ama en önemlisi takım olarak ülkemizi temsil ettiğimizi göstermeliyiz. Bir marka değeri olarak gözükmek, Beşiktaş için başarıdır.

REAL MADRID’LE EŞLEŞİRSEK…
Ben neden maç seçeyim? Ben oyuna bakarım. Porto maçı ile herhangi bir lig karşılaşması ne bizde ne de medyada aynı olmaz. Bir de maç kritik ise her şey farklı olur. Gruptan çıktın kurada Real Madrid ile eşleştin. O maçın havası tabii ki çok daha farklı olur. Ligde de söylememe gerek yok Beşiktaş her zaman şampiyonluk yarışında genetik olarak var. Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor yarışta değil diyebilir misiniz? Şu an için Başakşehir de şampiyonluk yarışı içinde. Bunlardan biri şampiyon olunca öbürleri kapanacak mı? Heyecan olmalı ama baskı olmamalı. Benim için değil yeni antrenörler için bu baskı olmamalı.

Bir keresinde bir milli maçımızda basın tribünündeydik. Bana o gün ‘2002 daha güzeldi’ dediler. Ben de ‘O zamanlar sahada kim vardı’ diye sordum. Bana ‘Sen vardın’ dediler. Ama beni o zaman yok saydınız. Eğer sen benimle konuştuğunda benim bir eksikliğim varsa her zaman bende değil, kendinde de bunu aramalısın. Birilerinin beni övmesinden de rahatsız olurum yıkıcı eleştiriler yapmasından da. Ama en çok övmelerinden rahatsız olurum. Elbette güzel şeyler söylenir. Ama saçı olmayan bir adama ‘Ne güzel saçın var’ gibi şeyler söylenir mi? Beni sen değil, ben yönetirim. Buna asla izin vermem. Bana başkası sadece fikir verir. Ben bana aitim. Beni değiştirmeye çalışma.

MESSI,NEYMAR BİZE UYMAZ
Biz her sene değiştik. Yeni bir takımız aslında. Alanya da yeni takım, çok iyi oynuyor. Defansa 2-3 adam koy belki şampiyonluğa bile oynar. Ligde puan açısından baraj düşebilir, bakarsız biz olalım ya da başka takımlar seri yapabilir. Her zaman bu seri olabilir. Gençlerbirliği maçı cuma günü oynandı, Akhisar maçı da cuma oynanacak. Milli takım haftalarında maçtan bir gün önce gelenler oluyor. Grip olanlar var. Ankara’da Babel gripti. Onunla başlamak istemedim. Bir de o hafta antrenmanda Lens ve Negredo çok iyi çalıştılar. 10 kişi bile maçı alabilirdik ama kaybettik. Lens ve Negredo’yu oynatmasam yoldan gelenleri oynatsam, daha kötü olabilirdi. Tosic bu hafta Çin’den gelecek. Neyse ki bu hafta maç evimizde. Milli arayı nasıl iyi değerlendireyim? 10 tane oyuncumuz yok. Milli takımlar tartışılmalı. Adam 250 milyon euro vermiş Neymar’a ama milli takımda oynatıp sen kazanıyorsun. Milli takım maç sayısı azaltılmalı. Futbol ticaret olmuş herkes bu işin sırtından geçiniyor.

Neymar’ın maliyeti vergilerle birlikte 500 milyon euro olmuştur. Neymar’ı hoca mı aldı, hayır yönetim aldı. Kötü hoca mı o zaman? Ben ne Neymar ne Messi ne de Suarez’i isterim. Bize uymaz. Bizim yapımıza uymaz. Messi’yi istiyorum dedim Bursa’da. Başkan’a sordular ‘Yarın görüşmelere başlıyorum’ demişti.

FELLAINI’Yİ KONUŞMAM
Fellaini için konuşmam. Çünkü benim olmayan bir oyuncu. İyi bir oyuncu ama elimde olmayan bir oyuncu. Ben elimde olanlar hakkında konuşurum. Transferde, teknik, idari ve ekonomik unsurlar vardı. Teknik benim görüşüm. Bunlar bir araya gelmeden transfer yapılmaz. Elbise almıyoruz. Yönetim de bu şekilde istemez. Monaco’nun beş forveti var. Son maçta dördü sahada yer aldı. Biz diyoruz ki ‘Monaco’dan daha iyiyiz.’ Hayır sadece onları yendik. Bu ufkumuzu daha da genişletmeliyiz.

TOSIC KENDİ SINIRLARINI ZORLUYOR
Süper Lig’de takımlarımız bir maçtan 2 milyon lira kazanıyor ama altyapıya 2 milyon lira verilmiyor. Tosic’e çok para verilmiyor ama 20 milyon euroya transfer edilen vatandaşı Maksimovic yedek. 20 milyonu orada görmüyorlar mı? İşte buraları düzeltmek lazım. Bu kadar paraların döndüğü ligde daha iyi bir oyun çıkmalı. Tosic sınırın üstünü zorluyor, senin yeteneğin var ama sen zorlamıyorsun kusura bakma o zaman. Mesela Maksimovic’in yerine Atınç’ı isterdim. Uzun boylu ve hızlı. Sakatlandığı için yazamadım Şampiyonlar Ligi listesine. Tabii ki hataları var ama onları düzeltebilir. Kazanmamız gereken bir oyuncu, kazanırsak kar ederiz.

QUARESMA’YI MI KESELİM!
Andreas Beck son anda gitti. Kararı kendisine bıraktım. Marcelo niye gitti? Mali kriterler nedeniyle. Beck’in duruma da böyle. Teknik olarak kaybım var ama bir şey diyemem. Çünkü kulübün de paraya ihtiyacı var. Ben orta sahama inanıyorum. Medel tecrübeli iyi bir oyuncu. Lens, Negredo ve Medel’de olumsuz değilim. Ee niye oynatmıyorsun diyorlar o zaman Quaresma’yı keselim! Maç kötü bitse neden Quaresma’yı oynatmadın diyecekler. Bunun üzerinden yönetime ve bana vurmak doğru değil.

CENK TOSUN İYİ OLDU
Hücumda Cenk Tosun bu sene çok iyi oldu. Mücadelelere giriyor, kafaya çıkıyor, top saklıyor ve daha da üstüne koyacaktır. Futbol bir okuldur. Bizdeki her oyuncu bu konuda çok iyi ve çok çalışkan. Negredo, Lens ve Medel artık gülüyorlar. Medel kilo verdi. Önceden kendiyle dövüşüyordu fakat şimdi daha farklı. Kolay değil tabii ki. Uyum dönemini atlattı sayılırlar. Şimdi bazı liglerde uygulanmaya başlanacak. Lig başlamadan takımlar transfer çalışmalarını bitirmiş olacak. Bence çok doğru bir şey. Futbolda yenilikler böyle olmalı. Ben her zaman transferlerin kamplara veya sezon öncesine yetişmesini isterim.

GENÇ OYUNCUYU KİRALIK ALMAM
Ben daha önce Talisca ile Aboubakar’ın yöntem olarak yanlış transfer olduğunu söylemiştim. Neden, çünkü ben kiralık genç futbolcu almam. Ama yaşlı oyuncu alırım. Yetenek olarak demiyorum. Bakın Aboubakar gitti. Demek istediğim bu. Abobukar burada çok mesafe almıştı. Hem kiralık oyuncuları oynatmak hem de senin kadrondaki oyuncuların değerini korumak çok zor bir şeydir. Aboubakar’ı devamlı oynatsaydık Cenk’i bitirmiş olacaktık. Aboubakar’ı biz bu seviyeye getirdik. Cenk-Aboubakar-Babel ve Demba Ba. Bizim forvet hatımız buydu. Forvette böyle bir değişim yaşadık.

ASLINDA FORVETTİM
Ben bugün olsa kendimi kaleci yapmazdım. Çünkü fizik olarak müsait değilim ama o günün koşulları farklıydı. Ben zaten forvettim. Mahalle maçlarında abim santrafora geçtiği için beni kaleye koyarlardı ve izleyenler çok beğendi. Antrenmanda kaleye geçmez, önde oynardım. Benim tavrım serttir. Bazen kendime çok kızıyorum.

İSLAM ÇUPİ ÇOK FARKLIYDI
Eskiden basınla ilişkiler çok daha farklıydı. Örneğin İslam Çupi çok farklı bir isimdi. O Fenerbahçeli, ben Trabzonsporlu. Buna rağmen çok iyi anlaşırdık. Eleştirileri çok iyiydi.”

Kaynak: Mynet

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here